
Gönlümün Üzüm Bağları Wiyanawanda – Urla
Toprak, üzerine basıp geçtiğimiz bir toz yığını değil; milyonlarca yılın fısıltısını dünden bugüne taşıyan canlı bir hafızadır. Bazı coğrafyalarda güneş bir başka doğar; rüzgâr asmaların arasından geçerken Hititli bir bağcının şarkısını mırıldanır. Urla, Klazomenai’dan beri süregelen kadim bağ bozumu ayinlerinin ve toprağa emanet edilen sırların yurdudur.
Bu kitap; sadece bir bağ rotasının anlatısı değildir. Hayatının bağ bozumu mevsimini yaşayan Selin’in, İzmir’in yorucu temposundan kaçarak Kuşçular köyündeki köklerine dönüş hikâyesidir. Annesinden devraldığı “yaralı mirası” bir asma gibi budayıp, kendi özgür sürgünlerini vermesinin öyküsüdür. Aynı zamanda, modern dünyanın, plazaların ve fabrikaların gürültüsünden kaçıp toprağın “vahşi mayasıyla” buluşan Atabey, Bahadır ve Caner adlı üç dostun sarsılmaz serüvenidir.
Şarap sabır ister; asmanın kış ayazında uyuyup bahar güneşiyle uyanışına tanıklık etmeyi gerektirir. Biz de bu satırlarda, insanın içindeki kederlerin ve sükûtların nasıl fermente olup derin bir bilgeliğe dönüştüğünü, hayatın kadehine dolan o berrak mutluluğu izleyeceğiz.
Urla’nın rüzgârına kulak verin. O size “Gönlümün Üzüm Bağları”nın gizemini ve ruhun karanlık gecelerinden doğan sabah güneşini anlatacak. Elinizdeki sayfalarda kâh bir meşe fıçısının serinliğini duyacak, kâh bağların koruyucusu olan bir asma perisinin görünmez kanat çırpışını hissedeceksiniz. Çünkü şarap sadece bir içecek değil; toprağın, insanın ve tarihin el ele verip yazdığı ölümsüz bir şiirdir.
Şimdi kadehlerimizi, kendi döngüsünü kırma cesareti gösterenlere, emeğin kutsallığına ve toprağın kadim sesini duyanlara kaldıralım.
Top Categories

Anthuriums

Cactus

Sunflowers






